Kalp Nefs ve Ruh

25.00 TL
9786059778671
Stokta
+

"KALP, NEFS VE RUH" KİTABI HAKKINDA

Orijinali İngilizce olan ve Türkçe'ye Kalp, Nefs ve Ruh: Tasavvuf Psikolojisinde Gelişim, Denge ve Uyum adıyla çevirilen elinizdeki kitap, Robert (Ragıb) Frager adında bir psikoloji profesörüne aittir. Kalp, Nefs ve Ruh, batılı bir psikoloji uzmanının, tasavvuf geleneğinin zengin maneviyatı ve şahsiyet gelişimi üzerine yaptığı ilk ciddi araştırma olarak değerlendirilebilir. Frager, Amerika'da yaşayan, hidayete erip İslâm'a giren, tasavvufa intisab ederek bu hayatı içselleştirmiş entelektüel bir müslümandır.

Yazar bu eseriyle, klasik tasavvuf görüşünü modern psikoloji çalışmalarıyla birlikte değerlendirmiş, günümüz dünyası için etkileyici bir çalışma ortaya koymuştur. Gerek psikoloji mesleğinin gerekse tasavvufun bilgi ve deneyimini kullanarak insanı gözlemlemiş ve tanımlamaya çalışmıştır. Tahlil ve yaklaşımları takdire şayandır.

KİTABA DAİR BAZI NOTLAR

"En iyi çeviri eser bile aslından yüzde yirmi fire verir." denilir. Kuşkusuz bu eserde de tercümeden kaynaklanan kimi kusurlar bulunmaktadır. Bunun yanında yazarın da anlattığı, aktardığı ve/veya yorumladığı bazı hususların kritik edilerek okunması gereği her kitapta olduğu gibi bu kitapta da geçerlidir.
Yazarın şu hususları aktarırken daha dikkatli olması arzu edilirdi:
"Muzaffer Efendi onun elini kendi kucağına koydu ve saçını okşayarak…" (Sayfa 20)
"Şeyh Muzaffer Efendi'nin sigara içtiği dönemlerde (doktor tavsiyesiyle sonradan bıraktı), dervişler onun sigarasını yakmak için yarışıyorlardı." (Sayfa 219)
"Şeyh Muzaffer Efendi'nin evindeki bir başka öğle yemeğinde, genç erkek ve kadınların oturduğu bir masaya servis yapılmadığını fark ettim." (Sayfa 221)
"Bu pratiği bir ay boyunca, günde iki vakit, sabah ve akşam olarak yapın." (Sayfa 245)
Tercümeden kaynaklandığını düşündüğümüz kusurlara da şu örnekleri verebiliriz:
"Örneğin, Hz. Musa sert bir mizaca sahipti; hatta bir adama saldırarak onu öldürdü." (Sf. 102)
"Nefsini bilen, Rabbini bilir." (Sayfa 207)
"O sırada davulun ve geleneksel ilahilerin ve şiirlerin eşliğinde ilahi isimleri zikrederiz…" (Sf. 232)
Ayrıca yazarın 19, 71, 180, 189, 216, 247 ve 289. sayfalarda yer verdiği doğu mistisizmine ait Buda, Dharma, Sangha ve Zen ile Hıristiyan ve Yahudi mistisizmine dair verdiği örnekler İslâm Tasavvufu'nun onlardan etkilendiği şeklinde değil, bu tür uygulamaların birbirine benzerlik arz ettiğine dair görüş ve düşünceleri olarak yorumlamak gerekir diye düşünmekteyiz.

Bütün bu unsurlar dikkatle okumayı gerektirmekle birlikte, kesinlikle eserden istifade etmeye bir engel teşkil etmemektedir.